İsrail’e değil, yoksullara verelim

Saadet Lideri Kurtulmuş, Mayın Tasarısı’nın geri çekilmesini yapıcı muhalefetin başarısı olarak niteledi...

 

 

 

 

Yapıcı muhalefet ile mayınlı arazilerin temizlenmesi noktasında sonuca gittiklerini ve hükümeti geri adım atmaya zorladıklarını söyleyen Saadet Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, temizleme işinin istihdamı artırmak ve yoksulluğu azaltmak için kendi insanımıza verilmesini istedi ve herkesi 7 Haziran Pazar günü yapılacak Şanlıurfa mitingine davet etti. 

 

YAPICI MUHALEFETİN SONUCU
Saadet Partisi Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, partisinin İstanbul’da gerçekleştirilen İl Başkanları toplantısı öncesinde gündemdeki konuları değerlendirdi.

Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesine ilişkin kanun tasarısının 12 Mayıs tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlandığını belirten Kurtulmuş, “22 Mayıs’ta düzenlediğimiz basın toplantısı ile konu Türkiye’nin gündemine oturdu. Bu Tasarıdaki çelişkileri ortaya koyduk. Mevcut haliyle tasarının Türkiye için getireceği tehlikeleri ayrıntılı şekilde kamuoyuyla paylaştık. Yapıcı muhalefet anlayışımız gereği tekliflerimizi de somut maddeler halinde sunduk. 26 Mayıs tarihinde de Meclis Başkanı Sayın Köksal Toptan’ı ziyaret ederek bu konudaki görüşlerimizi kendisine ilettik. Bu çıkışlarımızın ardından Hükümet isabetli bir karar vererek 28 Mayıs tarihinde Tasarıyı geri çekti” dedi.

 

İSRAİLLİ DEĞİL BİZİM İNSANIMIZ KULLANSIN
7 Haziran Pazar günü Şanlıurfa’da miting yapacaklarını belirten Kurtulmuş, mayının insanoğlunun bulduğu en ilkel ve kalleşçe savaş yöntemlerinden biri olduğunu ifade ederek “Mayın, savaş ahlakına uymayan bir araçtır.  Biz bütün mayınların temizlenmesinden yanayız. Ama Türkiye’nin 6 Gazze Şeridi büyüklüğündeki 650 bin dönümlük arazisinin yabancılara verilmesine de karşıyız. Buraya 12 milyar dolarlık yatırım yapılarak ülkemizin en verimli topraklarının kenarına su kanalları getirildi. Bu mayınlı araziler yıllardır kullanılmadığı için de organik tarıma en uygun arazilerdir. Bu nedenle de İsrailliler tarafından değil, kendi insanlarımız tarafından kullanımladır. Eğer bu arazileri biz temizler ve kullanırsak bölgedeki yoksulluğu ortadan kaldırıp, 3 yıl içinde 500 bin insanımıza iş imkânı sağlamış oluruz” şeklinde konuştu.

Saadet Partisi Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş,  İstanbul’da gerçekleştirilen İl Başkanları toplantısı öncesinde gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesine ilişkin kanun tasarısının geri çekilmesini değerlendiren Kurtulmuş, “Tasarı 12 Mayıs tarihinde TBMM genel Kurulu’nda görüşülmeye başlandı. Ancak 22 Mayıs 2009 tarihinde düzenlediğimiz basın toplantısı ile Türkiye’nin gündemine oturdu. Bu basın toplantısında Tasarıdaki çelişkileri ortaya koyduk. Mevcut haliyle tasarının Türkiye için getireceği tehlikeleri ayrıntılı şekilde kamuoyuyla paylaştık. Ancak yapıcı muhalefet anlayışımız gereği tekliflerimizi de somut maddeler halinde sunduk. 26 Mayıs tarihinde de Meclis Başkanı Sayın Köksal Toptan’ı ziyaret ederek bu konudaki görüşlerimizi kendisine ilettik. Endişelerimizi ve önerilerimizi bizzat TBMM’de gündeme getirdik. Bizim bu çıkışlarımızın ardından Hükümet isabetli bir karar vererek 28 Mayıs tarihinde geri adım attı. Tasarıyı geri çekti. Hükümet doğru bir karar vermiştir. Bu kararını destekliyor ve yanlışta ısrar etmedikleri için teşekkür ediyoruz. Hükümet sağduyulu davranmıştır. Biz Saadet Partisi olarak doğru yaptıkları işte destek vermeye, yanlış yaptıkları yerde de en sert muhalefeti yapmaya devam edeceğiz. Şimdi yapılması gereken, mayın temizleme işi ile tarımsal alanın kullanımının iki ayrı ihale şeklinde düzenlenmesi başta olmak üzere tasarının yeniden ele alınmasıdır. Saadet Partisi olarak bundan sonra da yapıcı muhalefet anlayışımızı sürdüreceğiz” dedi.

7 Haziran Pazar günü Urfa’da miting yapacaklarını belirten Kurtulmuş,  “Ümit ediyorum ki bunun etkileri de yoğun olacaktır. Bu tasarının bünyesinde taşıdığı sakınca ve çelişkilerin milletimize önümüzdeki dönemde ciddi bir şekilde anlatılması gerekir. Tasarının yangından mal kaçırır gibi hızlı bir şeklide meclisten geçirilmeye çalışılması kamuoyunun tereddütlerinin artmasına neden olmaktadır. Bu tasarının kamuoyunda açıkça tartışılması ve bütün sakıncaların ortadan kaldırılması gerekmektedir” diye konuştu.

 

SİYONİZM’İN YAYILMACI POLİTİKALARINA KARŞIYIZ
Mayın tasarısına karşı çıkan Saadet Partisi’ni “Yahudi düşmanlığı” ile suçlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı sert bir dille eleştiren Kurtulmuş, “Sayın Başbakan biz gayri Müslim hiçbir unsura karşı düşmanca bir tavır içinde değiliz. Biz tarih boyunca gayri Müslim unsurlarımızı ötekileştirmedik. Aksine İspanya ve Almanya’da Yahudilere karşı uygulanan ırkçı baskılara karşı kucak açan yine bizim dedelerimizdi. Evet, biz hiçbir dönemde Yahudi düşmanlığı yapmadık ama dün olduğu gibi bugün de Siyonizm’in yayılmacı politikalarına karşıyız ve karşı olmaya da devam edeceğiz.  Benim anlayamadığım ise bir zamanlar Siyonizm’le mücadele eden bir sayın Başbakanın Siyonizm’in yayılmacı politikalarına karşı çıkan bize, ‘Yahudi düşmanı’ deme noktasına nasıl geldiğidir ve Siyonizm’in yayılmacı politikalarına nasıl sessiz kaldığıdır” diye konuştu.

 

MAYINLARI KENDİMİZ TEMİZLEYELİM
Mayının insanoğlunun bulduğu en ilkel ve kalleşçe savaş yöntemlerinden biri olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Mayın, insanlık suçunu bünyesinde barındırıyor. Savaş ahlakına uymayan bir araçtır.  Biz Türkiye’deki bütün mayınların temizlenmesinden yanayız. Ama Türkiye’nin 6 Gazze Şeridi büyüklüğündeki 650 dönümlük arazisinin yabancılara verilmesine de karşıyız. Buraya 12 milyar dolarlık yatırım yapılarak ülkemizin en verimli topraklarının kenarına su kanalları getirildi. Bu mayınlı araziler yıllardır kullanılmadığı için de organik tarıma en uygun arazilerdir. Bu nedenle de İsrailliler tarafından değil, kendi insanlarımız tarafından kullanımladır. Eğer bu arazileri biz temizler ve kullanırsak bölgedeki yoksulluğu ortadan kaldırıp, 3 yıl içinde 500 bin insanımıza iş imkânı sağlamış oluruz” şeklinde konuştu.

İhale başvurusu yapan 14 firmanın büyük bir kısmının İsrail firması olduğuna işaret eden Kurtulmuş, başbakana seslenerek, “Sayın Başbakan açıkça neden ‘İsrail firmalarına vermiyoruz’ diyemiyorsunuz. Bu 650 bin dönümlük arazilere kibbuslar mı yerleştirilecek. 2 milyon İsrailli bu bölgeye mi yerleşecek. Bütün bu soruların cevaplarının kamuoyu ile paylaşılması gerekiyor.” dedi.

 

IMF İLE ANLAŞMAYIN UYARISI
Hükümeti bir kez daha IMF ile anlaşma yapmamaya davet eden Kurtulmuş, Kemal Derviş’in ‘hükümetin anlaşma yapıyormuş gibi yapma hakkı yok. Anlaşma yapmalı’ şeklindeki sözlerini hatırlatarak, biz de tam tersini söylüyoruz hükümet, IMF ile kesinlikle anlaşmamalı. IMF ile yapılacak böyle bir anlaşma Türkiye’nin vesayet altına alınması anlamına gelecektir ki, bu da bize Duyun-u Umumiye’yi hatırlatmaktadır. Bugün IMF ile görüşmeler 5 temel konunun var ama bunların en önemlileri Gelir İdaresinin Özerkleştirilmesi ve Belediye İktisadi Teşekküllerinin Özelleştirilmesi(BİT)’dir. ASKİ, İSKİ ve İGDAŞ gibi kurumların özelleştirilmesi istenmektedir. Türkiye’nin ana kurumları özelleştirilmiştir. Şimdi geriye sadece bunlar kaldı ve onlar da özelleştirilmek istenmektedir” ifadelerini kullandı.

 

İSTANBUL’UN FETHİNİN SEVİNCİNİ YAŞIYORUZ
‘İstanbul’un fethinin 556. yıldönümünü kutlamanın sevincini paylaşıyoruz” diyen Kurtulmuş, “Bu Fetih büyük imparatorlukların nasıl çöktüğünün de önemli bir işaretidir. Bu büyük imparatorluklar yumuşak güçlerini kaybettikleri için, insanların gönülleri kaybedildiği için yıkılmışlardır. İstanbul’un fethi despot yönetimlerin nasıl çöktüğünü de bize anlatmaktadır.  Osmanlı asker sayısı çok olduğu ve topu tüfeği çok olduğu için İstanbul’u fethetmedi. İnsanlar ‘başımızda kardinal kavuğunu görmektense, Osmanlı sarığını görmeyi tercih ederiz’ dedikleri için İstanbul’u fethetti. Bugün de dünyayı ele geçiren bir avuç insan aynı despotluğu yapıyorlar. Bu nedenle de herkese özgürlük, herkese adalet ve herkese refah diyen bizim medeniyetimiz yeniden insanlığın kurtuluşuna vesile olacaktır” dedi.

 


Bu habere benzer haberler:
Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:

 

Dünya Bizi Bekliyor

Hak hakim olduğunda insanlar saadet bulmuştur. Batıl hakim olduğunda ise insanlar zulüm içinde büyük ızdıraplar çekmiştir.35 ülkeden 80 misafirin katılım gösterdiği...  ve “Küresel Ekonomik Kriz ve İslam” başlığı ile toplanan 18. Uluslar arası Müslüman Topluluklar Kongresi, İstanbul’da başladı. ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, 54. Hükümetin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un açılış konuşmaları ile başlayan toplantıda...

Devamını Oku

 


 

Erbakan'dan Gençliğe ...

Hayat doğru ile yanlışın, güzel ile çirkinin, faydalı ile zararlının, adaletle zulmün mücadelesinden ibarettir. İslam sadece Müslümanlara değil bütün dünyaya huzur ve barış getirecek değerleri bünyesinde taşımaktadır. Gençler de bu barışın teminatıdır. Barış, kardeşlik, sevgi, adalet ve huzur tüm insanlığın ortak talebidir. Müslüman gençlerin de bu değerleri taşımaları bir zorunluluktur.Taşıdığımız bu sorumlulukların aksine bugün bütün insanlık bir buhranın içindedir. İslam coğrafyası ırkçı emperyalistlerin elinde kan gölü haline çevrilmiştir...

Devamını Oku

Milliyet Yazdı

Ticaret Üniversitesi’nin kampüsünde buluyoruz Kurtulmuş’u...Bu kez siyasi kimliğinin değil, profesörlük unvanının peşinden giderek İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin Üsküdar’daki kampüsünde buluyoruz Kurtulmuş’u. Karşımızda bu ders dönemine 29 Mart yerel seçimlerini, yani sayısız miting, konuşma, toplantı, TV programı ve ziyaretleri sığdırmış ama okulda tek dersini aksatmamış bir “genel başkan” duruyor.

Tarih: 8 Haziran, Pazartesi.Yer: İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi, 122 nolu sınıf.Ders: Siyasal İletişim.

Devamını Oku

Yeni fetihlere doğru

İstanbul’un Fethi’nin 556’ncı yıldönümü, Anadolu Gençlik Derneği (AGD) tarafından İnönü Stadı’nda düzenlenen muhteşem bir şölenle kutlandı. Dünyanın dört bir tarafından gelen davetlilerin de kutladığı fetih törenine, Milli Görüş Lideri Prof. Dr Necmettin Erbakan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş ile birlikte onbinlerce fetih sevdalısı katıldı. Fetih ruhunun yaşatılması konusunda önemli vurguların yapıldığı şölende, dünyadaki adaletsiz sistemin değiştirilmesinin ancak yeni fetihlerle mümkün olacağı belirtildi.

Devamını Oku